Justin Sullivan

Bir tutku öyküsü: NMA baÅŸlıklı yazımı iki yıldan uzun bir süre önce, bir New Model Army konserinin ardından kaleme (klavyeye?) almıştım. Daha önce okumadıysanız bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim ki bu grubun benim için ne ifade ettiÄŸini anlayasınız. Ne mutlu ki sevgili dostum YiÄŸit az önce arayıp haber verdi, haberi biraz geç almış olduk ama New Model Army tekrar (beÅŸinci kez!!!) Türkiye’ye geliyor!

New Model Army, İskoç grup Travis‘in, yerlilerden ise Sakin ve Mor ve Ötesi‘nin katıldığı Binboamania etkinliÄŸi kapsamında, 27 Haziran 2008 Cuma günü İstanbul‘da Maslak ParkOrman‘da konser verecek. Festival tarzı bir ÅŸeye dönüştürüldüğü için, bilet fiyatları epey tuzlu: 67,5 YTL. Ama biz büyük bir “Aile”nin üyeleri olarak, sırf NMA için orada olacağız, tıpkı bundan önceki tüm Türkiye konserlerinde -hangi ilde olursa olsun- hazır bulunduÄŸumuz gibi… Let the whirlwind blow! Biletleri Biletix sitesinden temin edebiliyorsunuz.

Not: Resmi Savaş çekmişti altı sene önceki konserde.

Lufthansa Avro RJ85

Geçenlerde ilk kez uçaÄŸa bindim. Otuzunu biraz olsun geçmiÅŸ biri bunu neden göğsünü gere gere söyleyemez, anlamıyorum. Hemen ilk soru geliyor iÅŸitenlerden: “Uçak korkun mu var?” Hayır, sadece hiç fırsat olmadı, zorunluluk olmadı. Annem, babam ve kardeÅŸim pencerelerini kendilerinden yalnızca on dakika uzaklıktaki Sabiha Gökçen Havaalanı’nın pistine açıyor, uçakların iniÅŸ kalkışlarını izliyorlar, ona raÄŸmen ben Ankara’dan İstanbul’a gidiÅŸ geliÅŸte trenin saÄŸladığı Hobbitvari konforu ve acelesizliÄŸi yeÄŸliyorum.

UçaÄŸa hiç binmemiÅŸ olduÄŸunuzu itiraf etmenizle, dinleyicinizin türbülans anılarını anlatmaya ya da iniÅŸ kalkış anlarındaki o dehÅŸetengiz hissi bire bin katarak tarife kalkışması arasında nadiren bir dakika geçiyor. Ama bakın, ben kendi başıma gelenleri anlatmak için neredeyse bir ay sabrettim. BaÅŸka kıtalara gitmek için 13-18 saat uçak yolculuÄŸu yapanlarla çiÅŸ yarışına giremeyeceÄŸim elbette, ama “maiden flight” için fena deÄŸil söyleyeceklerim. (more…)

Kağıt kaplan

Dünyanın önde gelen çalgı ve motorlu taşıt üreticilerinden Yamaha’nın muhteÅŸem bir hizmeti var: Firma, büyüleyici bir kağıt model arÅŸivi yapmış, tek kuruÅŸ ödemeden hepsini indirebiliyorsunuz. Firmanın ürettiÄŸi motosikletlerin inanılmaz gerçekçi maketlerinden tutun da soyu tükenmekte olan hayvanlara, Japonya’nın özgün faunasına ve mevsimlere varıncaya deÄŸin türlü türlü temalar var. Tek yapmanız gereken, siteye buradan eriÅŸip PDF’leri indirmek, kalın bir kâğıda yazıcıdan bastırmak ve makas + yapıştırıcı kullanarak birleÅŸtirmek. Fırsatını bir yakalasam masamın üstünü donatmaz mıyım bunlarla!

Üstelik kağıt katlamayı milli bir sanat olarak gören diÄŸer Japon firmaları da bu kervana katılmaktan geri durmamışlar. Canon’un 3D Papercraft sitesi de tepeden tırnaÄŸa hayvanlarla, uçaklarla ve dünyanın önemli binalarının kağıt modelleriyle dolu. Oraya da buradan buyrun!

Bilişim dünyasını biraz yakından takip ediyorsanız, Web 2.0 adı verilen ve kulağa W3C (WWW Konsorsiyumu) tarafından belirlenmiş kuru bir spesifikasyon dizisi gibi gelse de, aslında bundan çok daha ötesini anlatan kavramı mutlaka duymuşsunuzdur. Teknik detayları bir kenara bırakalım; sıradan internet kullanıcısı için Web 2.0 pratikte çok daha büyük bir değişimi, internetin içeriğini oluşturan kaynağın üreticiden kullanıcıya kaymasını ifade ediyor.

Artık haber sitelerinde blog’ları okurlar oluÅŸturuyor, okur yorumları ön plana çıkıyor, video ve fotoÄŸraf paylaşım siteleri ziyaretçilerin gönderdiÄŸi görsel malzeme üzerine kuruluyor, sosyal aÄŸlar adeta içini kiÅŸisel bilgilerinizle doldurduÄŸunuz cicili bicili formlara benziyor. Daha Web 2.0 kavramı çıkmadan iÅŸlerliÄŸe kavuÅŸan ve bu yeni anlayışın öncülerinden sayabileceÄŸimiz EkÅŸi Sözlük ve Wikipedia’yı da içini üyelerin doldurduÄŸu sitelere dahil edebiliriz. Ne var ki YouTube yasağından da gördüğümüz üzere, bireysel özgürlüğün harika bir dışavurumu olan kendini ifade serbestisine çok hazır deÄŸiliz. (more…)

Super Zaxxon

Ömür de ömür deÄŸil Prometheus’un ciÄŸeri mübarek, ye ye bitmiyor! Åžaka bir yana, bu listeyi ilerde PC oyunlarını, Amiga oyunlarını ve konsol oyunlarını kapsayacak ÅŸekilde geniÅŸletmeyi düşünüyorum. Bir yandan da aklıma bir zamanların TV reklamlarından yaÅŸlı bir teyzenin serzeniÅŸi geliyor. Sahi, bunlarla o kadar uÄŸraÅŸsam “atom mühendisi” falan olur muydum?

Olmazdım yahu…

Vakit yitirmeyip en yaşından bir ağaç olduğum günlerde, annemin açtığı puf böreği hamuru misali apak ve yumuşacık olan dimağımı sille tokat şekillendiren oyunları anlatmaya devam edeyim.

(more…)

Aslında döneli birkaç gün oldu ama yorgunluğu üzerimden ancak atabildim. Çıkınım dolu, gün içinde dökesim var eteğimdeki taşları .)

YeÄŸenimin düğünü için üç günlüğüne İstanbul’a gidiyorum. Oradan fırsat bulursam yeni bir ÅŸeyler yazarım. Kendinize iyi bakın :)

Next Page »